Filo yönetimi kabinden bakınca: senden ne alır, sana ne verir?

Filo yönetimi hakkında çok şey yazılıyor ve neredeyse hepsi firma sahibinin gözünden. Maliyet kontrolü, bakım planlaması, yüz kilometrede mazot tüketimi, araç kullanım oranı. Hepsi doğru — ve şoföre hiçbir şey söylemiyor.
Ama sisteme rakamları veren şoför. O yüzden soru basit: firma filo yönetimi sistemine geçtiğinde senin günün nasıl değişiyor?
Kötü yapıldığında
Somut konuşalım, çünkü sık oluyor.
Formlar çoğalır. Çıkış öncesi araç kontrolü, sefer sonrası form, haftada bir lastik basıncı. Her biri tek başına mantıklı. Hepsi birlikte, önceden olmayan günde yirmi dakika.
İkinci bir kayıt gelir. Seferler için bir uygulama, servis için başka biri, yakıt kartı için üçüncüsü. Her birinin kendi girişi, kendi rakamları.
Bağlamsız kontrol gelir. Sistem senin meslektaşından fazla mazot yaktığını gösterir. Senin tam yükle dağ yolundan, onun yarı boş dorseyle otoyoldan gittiğini göstermez. Birinin bunu sorması gerekir — ve her zaman sorulmaz.
Bu üçü geçerliyken filo yönetimi sana bir avantaj diye sunuluyorsa, bu senin için bir avantaj değildir.
İyi yapıldığında
İyi bir sistem tek bir ilkeye dayanır: şoför bir şeyi bir kez yazar — ve bir daha asla.
Bu sağlandığında şunlar değişir:
Servislerin geçmişi olur. Aracın ne zaman, hangi kilometrede serviste olduğu yazılıdır. Yağın en son ne zaman değiştiği tartışılmaz.
Yakıt alımları kaybolmaz. Litre, tutar ve para birimi pompada girilmiştir. Fiş kaybolsa bile o gün ne kadar yakıt aldığını açıklamak zorunda kalmazsın.
Telefon daha az çalar. "Kaç kilometre yaptın" türündeki aramaların çoğu, ofiste rakamlar olmadığı için yapılır.
Yakıt tüketimi nasıl adil hesaplanır?
Şoförle ofis arasındaki tartışmaların çoğu burada başladığı için durmaya değer.
En sık hata, tüketimi bir yakıt alımından diğerine hesaplamaktır. Bu yalnızca her seferinde depo tamamen doldurulursa işe yarar. Bir gün pompa yavaş olduğu ya da başka istasyonda mazot ucuz olduğu için yarım depo alman yeter; o haftanın tüketimi yukarı ya da aşağı fırlar.
Adil yöntem: bir seferin tüm yakıt alımlarını toplayıp o seferin kilometresine bölmek. Örnek: 2 400 km'lik sefer, 210, 180, 160 ve 150 litre — toplam 700 litre, tüketim 700 ÷ 2 400 × 100 = 29,2 l/100 km. Daha da iyisi son birkaç seferin ortalamasına bakmak, aracı aynı kategorideki araçlarla ve kendi ortalamasıyla karşılaştırmaktır. O zaman herkes görür ki aniden artan tüketim çoğu zaman şoförden değil, tıkalı bir enjektörden ya da havası inik bir lastikten kaynaklanır.
Genel bakış nerede biter, gözetim nerede başlar?
Dürüst bir soru ve dürüst bir cevabı var: neyin kaydedildiğine ve kimin gördüğüne bağlı.
Birçok filo yönetimi sistemi araçtaki GPS'e dayanır. Aracın mesai sırasındaki konumu operasyonel bilgidir — araç firmanın. Mesai sonrası, bir park alanında uyurkenki konumun ise değildir. Aylık ortalama tüketim, sürüş tarzının dakika dakika not verilerek analiz edilmesiyle aynı şey değildir.
Makul bir sistem işi kaydeder, insanı değil. Avrupa'da çalışıyorsan GDPR, Türkiye'de KVKK kapsamında işveren neyi hangi amaçla kaydettiğini sana bildirmek zorundadır.
Hâlâ bir şey değiştirilebilirken üç soru
- Kaç şeyi, kaç kez yazmam gerekiyor? Aynı rakam birden fazla kez yazılıyorsa sistem hazır değildir.
- Sinyal olmadan çalışıyor mu? Çalışmıyorsa kayıtların yarısı yine akşam hafızadan yazılır.
- Kendi verilerimi görebiliyor muyum? Kendi geçmişini gören şoförün argümanı vardır. Göremeyenin sadece sözü vardır.
RUNAGA Lite'ı indir
RUNAGA Lite, işvereninin bir sistemi olmayan şoför için seyir defteridir. Dururken, birkaç saniyede yazarsın; sefer bittiğinde rapor PDF olarak patrona e-postayla gider. Çift kayıt yok, akşam yeniden yazmak yok, konum takibi yok. İşverenin operasyon ekibi ve otomatik tüketim hesabıyla eksiksiz bir çözüme ihtiyaç duyuyorsa, firmalar için RUNAGA runaga.com'da. Abonelik Türkiye'de sunulmuyor; Avrupa'da yaşayıp çalışıyorsan ve App Store veya Google Play hesabın orada kayıtlıysa kullanabilirsin (İngiltere hariç; iPhone'da Fransa henüz yok).
- iPhone: App Store
- Android: Google Play
